way through - Türkçe İngilizce Sözlük

way through

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"way through" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pick one's way through f. arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek
worm one's way through f. kıvrıla kıvrıla biryerden geçmek
fight one's way through the crowd f. itiş kakış ilerlemek
fight one's way through the crowd f. kalabalığı yararak ilerlemek
push one's way through f. kalabalığı yararak ilerlemek
fight one's way through the crowd f. kalabalıkta zorlukla hareket etmek
hack one's way through something f. (ormandan) (ağaçları vb keserek) ilerlemek
until mid-way through the century zf. yüzyılın ortalarına kadar
all the way through zf. boyunca/süresince
Öbek Fiiller
bluff (one's) way through (something) f. dolap çevirmek
bluff (one's) way through (something) f. uyutmak
bluff (one's) way through (something) f. -mış gibi davranmak
bluff (one's) way through (something) f. numara yapmak
bluff (one's) way through (something) f. yapar görünmek
fight (one's way) through f. mücadele etmek
fight (one's way) through f. üstesinden gelmek
fight (one's way) through f. atlatmak
fight (one's way) through f. (kalabalığı) yararak ilerlemek
fight (one's way) through f. itiş kakış ilerlemek
fight (one's way) through f. (engelleri) aşmak
fight (one's way) through f. zorlukla hareket etmek
thread way through f. arasından geçip yolunu bulmak
İfadeler
no way through expr. çıkış yolu yok
Atasözü
the way to a man's heart is through his stomach erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer
Konuşma Dili
push one's way through the crowd f. kalabalığı yararak ilerlemek
hack way through f. (ağaçları, çalıları keserek) ilerlemek
all the way up through high school expr. liseye kadar
Deyim
pick one's way through something f. (ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek
make one's way through something f. (ağaçlık/sazlık vb) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek
make one's way through something f. bir yerden başlayarak hareket etmek
pick one's way through something f. bir yerden başlayarak hareket etmek
thread one's way through something f. (kalabalığın) arasından geçip yolunu bulmak
push something all the way through f. bir şeyi sonuna kadar zorlamak
work one's way through f. yavaş yavaş ilerleme kat etmek
bulldoze (one's) way through (something) f. yararak/ayrıntılara dikkat etmeden/ilerlemek
work (one's) way through (school) f. çalışarak okumak
work (one's) way through (school) f. okul parasını çıkarmak
work (one's) way through (school) f. okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak
work (one's) way through (school) f. okurken çalışmak
work (one's) way through (school) f. çalışarak okul masraflarını karşılamak
work (one's) way through (school) f. hem çalışıp hem okumak
work (one's) way through (school) f. çalışarak okul masraflarını karşılamak
work (one's) way through (school) f. okurken çalışmak
work (one's) way through (school) f. hem çalışıp hem okumak
bulldoze (one's) way through (something) f. (bir şeyde) paldır küldür ilerlemek
bulldoze (one's) way through (something) f. (bir şeyin içinden/bir şeylerin arasından) yara yara/çarpa çarpa ilerlemek
elbow (one's way) through f. kalabalığı yara yara ilerlemek
elbow (one's way) through f. kalabalığın içerisinden/insanların arasından itiş kakış geçmek
elbow (one's way) through f. kalabalığı yararak ilerlemek
make (one's) way through f. özenle yol kat etmek
make (one's) way through f. dikkatlice ilerlemek
make (one's) way through f. konsantre şekilde ilerlemek
make (one's) way through f. titizlikle ilerlemek
make (one's) way through f. arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek
pick way through f. arasından dikkatle ve yavaş yavaş ilerlemek
pick way through f. (ağaçlık/sazlık) arasından dikkatle ve ağır ağır ilerlemek
thread your way through (something) f. (bir şeyin) arasından geçip yolunu bulmak
wind (one's) way through (something) f. (bir şey) arasından/içerisinden yolunu bulmak
work your way through college f. okul parasını çıkarmak
work (one's) way through (something) f. okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak
work (one's) way through (something) f. çalışarak okumak
work (one's) way through (something) f. okul parasını çıkarmak
work your way through something f. bir şeyi baştan sona yapmak/okumak
work your way through college f. okul harcını karşılayabilmek için yarım ya da tam mesai çalışmak
work (one's) way through (something) f. hem çalışıp hem okumak
work your way through college f. okurken çalışmak
work (one's) way through (something) f. (bir şeyi) sonuna kadar yapmak/bitirmek
work your way through something f. bir şeyi sonuna kadar yapmak/bitirmek
work your way through something f. bir şeyi bırakmadan devam etmek
work (one's) way through (something) f. okurken çalışmak
work (one's) way through (something) f. (bir şeyi) bırakmadan devam etmek
work (one's) way through (something) f. çalışarak okul masraflarını karşılamak
work (one's) way through (something) f. (bir işin, görevin) sonunu getirene kadar bırakmamak/yapmak
work your way through college f. çalışarak okul masraflarını karşılamak
work your way through college f. çalışarak okumak
work your way through college f. hem çalışıp hem okumak
work your way through something f. bir işin, görevin sonunu getirene kadar bırakmamak/yapmak
Teknik
through way cock i. düz geçiş kısma vanası
through way cock i. geçiş kısma vanası